zaman mı? değil zaman.
akan zaman değil mesafelerdir.
güneşin çekici yukarda
suyun bıçağı aşağıda
krom alçakgönüllü, bakır utangaç,
ağaç: bir damla iki kıvılcım arasında.
rüzgar bilmiyor nerden eseceğini
sınırlar kesik,
yerleşme yerlerinden balkıma.
biz kırıldık daha da kırılırız
ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
hırsız da bilmiyor çaldığını
biz yeni bir hayatın acemileriyiz
bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
şiirimiz, aşkımız yeniden,
son kötü günleri yaşıyoruz belki
ilk güzel günleri de yaşarız belki
kekre bir şey var bu havalarda
geçmişle gelecek arasında
acıyla sevinç arasında
öfkeyle barış arasında
biz kırıldık daha da kırılırız
doğudan batıya bütün dünyada
ama kardeşin kardeşe vurduğu hançer
iki ciğer arasında bağlantı kurar
büyür, bir gün, zenginleşir orada,
çünkü Ali’yi dirilten iksir de saklı
Hasan’a sunulmuş ağuda,
granitin de olur bir okyanus diriliği,
nehirler daha uysal akar,
bir çiçek nasıl açılıyorsa kendiliğinden
bir kuş nasıl uçuyorsa
öyle sever, çalışır insan,
kıraçlar çarptıkça dağlara
gül göçürür şafağından
doğanın altın şafağından
insanın altın şafağından
tarihin altın şafağından
biz kırıldık daha da kırılırız
kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.
cemal süreya 7 aralık 1976