Hayatta en çok nefret ettiğim iki şeyden birisi 459656341234 kere de okusam aklımda tek bir kelime kalmayan yazılarsa bir diğeri de (nefretimi katmerleme işlevi gören) bu tarz destansı şiirlerdir. Yazar-şair sıfatına ulaşmanın, sıfatını taşımanın ve hayatı “falanca tribe taparak” yaşamanın bi halt olduğunu sanan organizmalar ne yazık ki aramızda fink atmakta. Ne zamandır bu vatandaşlar ve onların yazdıkları, anlaşılabilirliği “fascneweıjo fewhıwueh ewrneıw” şeklindeki harf bütünü kadar olan yazılarla ilgili etrafa çemkirmek arzusuyla yanmaktaydım.
Cem Mumcu “Türk Şiirinde Bazı Türler” başlıklı yazısının “Daha da entellektüel şiir” alt başlığında bu konuya değinmiş. Hatta üşenmemiş bu şiire bir örnek de kendisi vermiş. Okurken yerlere yattığım bu eseri edebiyatımıza kazandırdığı için “allah işkenme-i kübrana zeval vermesin be adam!” diyerekten eseri sizlerle paylaşıyorum.
akbörümcük sokağında yağmursaçlı bir gece
konkav rüyalarda izledim gençliğimi
tanrıyı aradım rüyasını yordurmaya gitmişti
fellini’den bir filmin orta yerine
koltukaltı galaksilerine estetik çağrışımlar eklendi
içgörüsüz ayrık otlarının karşıtetken evreninde
şimdi sıra boygursal çevrimini bitirmiş kadınlarda
ellerinde bebek eskizleri yabanıl kansızlığın
fiyaskosu doğanın kontrast bir merceğin görüngüsünde
bana zencefil kokulu sözcüklerinizi getirin
balistik hesaplarını yapayım cinsel titreşiminizin
NOT: Buraya yazarken tekrardan gözümden yaş geldi =)
çetrefilsiz cümlelerin o masalsı sadeliğinin dilimde bıraktığı o kekremsi ve mayhoş tadın sarhoşluğunu sevdim ben yağmursaçlı gecelerde! =)))
hâlâ yerden kalkamamışken ancak bu kadar oldu=) damarıma basarken güldürebilen, beni benden alan, bir afallamayı henüz atlatamamışken bir diğerine sürükleyen, tanımlayacak sıfat bulamadığım ve yeni keşfettiğiğm için üzüldüğüm yazardır Cem Mumcu. Adım adım ilerlemekteyim yazılarının müptelası olma yolunda, saygılar!..
By: boleroz on Temmuz 13, 2007
at 6:50 am