
* yukardaki çizimi duygu yapmış. aklınca yoğun çalışma tempomuzu sanatıyla, efendime sölim bi espiritüel yapısıyla, iğneleyici aynı zamanda çuvaldızlayıcı bir tavırla eleştirmiş. gördüğümde bi yaşıma daha girdim. (kağıtta yazan “gözünü anel bürümüş”)(bu arada çizimdeki benim)
* normal ismi olan bi şirkette çalışsam şaşırırdım.
* ofise her gidişimde farklı bi süprizle karşılaşıyorum. bu sabah da masama ulaştığımda gördüğüm manzarayı sizin de görmenizi isterdim. aksi gibi cep telefonumu evde unutmuşum, fotosunu da çekemedim. şöyle söylim. telefonuma galoş geçirilmişti. sandalyemin kollarına galoş geçirilmişti. mause’uma galoş geçirilmişti. monitörüme de donuz gribi ile ilgili bir not bırakılmıştı. ve bu tabi ki duygu’nun işiydi.
* kaan sezyum sitesinde bundan bi iki ay önce bi cümle kurmuştu. ben artık her gün kuruyorum o cümleyi. bence siz de bundan sonra kuracaksınız. “dünyanın her yanından delilik sinyalleri alıyorum”. fazla uzaktaa araaamaa, çünkü sen içimdesiiin.
* geçen gün asmalımescite yürüyoduk. en az benim kadar mantıklı şekilde saçmalama özelliği olan sevgili aduket etkisi’yle çok derin bi tartışmaya girdik. birbirimizi destekleyecek doneler ile iyice coştuk. konu da uzaylıdan muzaylıdan açıldı. uzaylı ile insan arasındaki olası güzellik çirkinlik kavramı çatışmasından bahsettik. mesela bildiğin alien tarzı bi uzaylı bize çirkin gelir tabi normal olarak. haa ama şöle bi durum war. ona bakarsan alien’e göre de sen çirkinsin. misal biz bi uzaylıya “o ne lan götün başın ayrı oynuyo nerenin neren olduğu belli değil.” desek o da bize gayet tabi “sen kendine bak tipini sktiim, 2 tane bacaaan var, türlü türlü huyun var” diyebilir.
* konu bununla kalsa iyiydi. bu kavramların göreceliğinden bahsederken ben de bu konuşulanlardan 1-2 gün önce düşündüğüm bi olayı paylaştım. şindi efenim bizim saçlar nedir!? neden saç uzatıyoruz? bu saçlar ne işe yarıyo arkadaşım? herşeyi problem. hem pisleniyo yağlanıyo, hatta bazılarımız jöle möle sürüyo iyice bok ediyo saçları. bitleniyo yıkaması uzun sürüyo, kurulaması problem oluyo, saçları yıkadıktan sonra dışarı çıksan hasta oluyosun. nedir yani bu saç olayı. kestirmek istesen dünya para. hiç tutar yanı yok yani. hadi sen bütün bunları sineye çek, ama ondan sonra tırnakları da etine dayanana kadar kes. böyle bi iki yüzlülük, böyle bi şerefsizlik var mı? tırnak desen “ııııııııyyyyyyyy iiraannç” oluyo. misal saç uzatmak normalken tırnakları da dize kadar uzatmak neden acaip ki. yani mesela insan ırkını hiç görmemiş bi canlı dışadan baksa güler adama.
* aduket etkisi bi replik yazmıştı 2 dakkada. “dünyalılar anlaşılamaz. gün doğumundan geceye kadar çalışıp para kazanıyorlar. akşam da kafalarından çıkan ölü hücrelerin rengini şeklini değiştirmesi için bir başka dünyalıya kazandıkları parayı veriyorlar.”
* biz bu yukardaki konuyu konuşurken çok gülmüştük lan. şimdi yazınca aynı etki olmadı. unuttuğum şeyler var arada. nüans.
* geçen gün pek mutlu oldum. lego aldım lan! çocukluğunda sabahtan akşama kadar legolarımla oynayan ben sonunda hasret giderdim. işe girdiğimden beri oyuncakçıya gidip ağzımın suları aka aka inceleyip önceden de defalarca baktığım fiyat etiketini görüp vazgeçiyodum. geçen gün bir cinnet anında gittim aldım. parayı uzatırken elimin titremesi gözlerden kaçmadı. istinye parkta kıyıda köşede bi oyuncakçı var. çok tehlikeli. şuurunuzu kaybedip mayışı kompile oraya yatırabilirsiniz. yemek tarafındaki oyuncakçı o kadar tehlikeli değil.

* lego yukarda. fotodaki kol kardeşimin. yalnız çaptan düşmüşüm. 1 saatte yaparım dedim 3 saatte anca bitti. o kanatlar havaya kalkıo lan bu arada. starwars koleksiyonundan. daha güzel bi tane bişe daha vardı. ama o bundan 2 kat daha koldu fiyat olarak. yemedi.
o kadar sacma seyler dusunuyorum ki ben. bu yukarda bahsettiklerine verebilecegim tek tepki “hakkaten lan” oldu o nedenle.
By: fakeangel on Ekim 21, 2009
at 3:56 am
efenim, gelin bu saçma sapan düşüncelerimizi paylaşabileceğimiz gayet saçma bir platform oluşturalım. douglas adams önderimiz tarikat liderimiz adeta bizim şeyhimiz olsun.
By: xguilty on Ekim 21, 2009
at 5:58 am
bana fazlasiylan uyar bu fikir.
hele daglis edims demissiniz. kendisinin onderliginde, kendisi icin cocuumu keserim. platform da neymis.
By: feykencil on Ekim 21, 2009
at 6:32 am
resmen 3-4 yerde yanlış yazmışım. kaç gündür yazı yazmamış olmamın yarattığı tezcanlılığa verin. düzelttim. ha utandım mı kendimden? önce utandım. sonra utanmam geçti. az önce utanılacak hatalarıma gerçekten utandığım için kendimle gurur duydum.
demin düzelttim. ha düzeltince çok bişey mi değişti? hayır. tekrar okumanıza gerenk yok..
By: xguilty on Ekim 21, 2009
at 5:56 am